Oyun oynamanın üç işlevi bulunmaktadır: çocuğun bilişsel gelişimini desteklemek, motor kabiliyetlerini geliştirmek ve duygusal dışavurumu sağlamak. Çocuk oyun oynarken deneyimlediği dış dünyanın bir simülasyonunu oluşturur ve bir nevi onu prova eder. Oyun terapisi, çocukların yetişkinler gibi kendi duyguları hakkında konuşamamasından dolayı, çocuğun duygusal dünyasına ulaşmak için kullanılan etkili bir yöntemdir. Özel hazırlanmış ve simgesel anlamları bulunan oyuncaklarla dolu bir odada terapist, çocuğun yarattığı oyuna ortak olur. Bu oyuncaklar çocuğun duygusal ihtiyacını temsil ederler. Travma yaşayan çocukla rol

oyunları oynanarak bu zor deneyimleri tekrar canlandırılır. Çocuk, kızgınlık, öfke, üzüntü ve hayal kırıklıklarını ifade etme şansu bulur. Bu olumsuz deneyimlere terapistle kurduğu güven verici ilişki ışığında tekrar yaklaşılır ve sorunlarla ilgili anlayış ve rahatlığa ulaşılmaya çalışılır. Oyunlarda yarattığı, yaşamına benzer durumlara karşı bakış açısı ve davranışlarını oyun sürecine müdahale eden terapist sayesinde değiştirir. Bu şekilde hayatla ve insanlarla kurduğu ilişki sağlıklı bir hale gelir. Ebeveynlerin tutumu ve desteği de oyun terapisi için vazgeçmilmez bir unsurdur.

Çocuklara yönelik terapide çalışılan konular;
– Davranım Bozukluğu
– Öğrenme Güçlüğü
– Okula Uyum Sorunları
– Okul Korkusu
– Ayrılma Kaygısı
– Okul Öncesi Dönem Sorunları

– Tırnak Yeme
– Okul Dönemi Sorunları
– Ergenlik Dönemi Sorunları
– Yeme Bozuklukları
– Sınav Kaygısı
– Boşanmış Aile
– Ders Çalışmaya Karşı İsteksizlik
– Özsaygı Sorunları
– Çekingenlik
– İçe kapanıklık
– Öfke Kontrolü
– Altını ıslatma

– Çalma Problemi
– Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
– İnatçılık Problemi
– Kardeş Kıskançlığı
– Konuşma Bozuklukları
– Korkular
– Otizm
– Parmak Emme
– Tikler
– Yalan Söyleme
– Öğrenme Bozuklukları