Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), travmatik bir olay deneyimleyen yetişkinlerin veya çocukların bu travmayı zihninde tekrar tekrar yaşaması ve düşünmekten kaçınmaya çalışması sonucu ciddi bir kaygı geliştirmesidir. Fiziksel olarak bir darbe aldığımızda yaralarımız kısa sürede fark edilebilir ve tedaviyle iyileştirilebilir. Fakat bireyler psikolojik olarak zarar gördüğü zaman, bu durumun analiz edilmesi, ortaya çıkarılması ve sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi daha zorlu bir süreçtir. Bu yüzden travma niteliğinde olaylar yaşayan bireylerin bu durumu ihmal etmeyerek bir uzmanlarla görüşmesi daha uygun olacaktır.

Peki, hangi durumlar ya da olaylar bireyler için travma niteliğinde olabilir?

Travmanın etkisi olaya ve kişinin sahip olduğu zihinsel yapıya göre değişiklik gösterebilir. Deprem, sel veya heyelan gibi doğal afetlere maruz kalan bireyler TSSB geliştirebilirler. Bunun yanında yakınlarının doğal afet sonucu yaralandığını ya da mahsur kaldığını öğrenen, hatta bu stresli süreci sadece televizyon aracılığıyla takip eden bireyler de travma yaşayabilirler.

Günlük hayatta şok etkisi yaratabilecek kaza, ciddi yaralanmalar ya da hastalıklara deneyimleyen bireylerde travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkabilir. Bunun yanında cinsel istismar, boşanma, kayıp süreçlerinde bireyler de travmatik olayların etkisinde kalabilirler. (Morrison, 2016, s.219)

Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Hangi Semptomlara Rastlanır?

Kişilerde travmatik olayın hemen ardından TSSB semptomları rastlanmaz. Ancak uzun bir süre sonra bu sarsıcı olayı kabuslar ve fiziksel uyarıcılarla yeniden anımsamaya başlarlar. Bu durum bireyin korku ya da öfke gibi yoğun duygular hissetmesine, rahatsız edici düşüncelere sahip olmasına yol açar. Aynı zamanda TSSB geliştiren bireyler travmatik olayı anımsatacak herhangi bir durum veya kişilerden uzak durmayı tercih ederler. Bu sebeple günlük hayatındaki rutinleri engelleyici ve olay sonrası adaptasyon sürecini yıkıcı niteliktedir. TSSB geliştiren bireyler çevreleriyle  iletişimi koparabilir veya yüksek dozda ses gibi uyarıcılara olması gerekenden çok daha fazla tepki verebilirler. Bu semptomlara detaylı bir şekilde göz atalım.

TSSB geliştiren bireyler olayları tekrar tekrar çok gerçekçi bir şekilde anımsayabilir.

TSSB’nin en önemli belirtilerinden biri olayların bireyin zihninde tekrar canlanmasıdır. Bu sarsıcı olayı hatırlatacak bir uyarıcı olmadığı halde birey buna ilişkin sesleri yada belirli sahneleri zihninde canlandırabilir. Bir depremzedenin TSSB geliştirdiğini düşünerek bunu örneklendirebiliriz. Bireyin zihninde oluşan sahneler öyle gerçekçi bir boyuta ulaşabilir ki bulunduğu ortamda herhangi bir titreşim veya sarsıntı olmamasına rağmen deprem olduğunu düşünebilir. Bu sahnelerle bireylerin rahatsız edici boyutta vücutları titreyebilir, nefes almakta güçlük çekebilirler veya kalp çarpıntısı, terleme gibi şikayetlerde bulunabilirler. 

Bireyler travmatik olayı hatırlatacak her durumdan kaçınmaya çalışırlar.

TSSB tanısı konulan birey, bu travmatik olayı anımsamamak için olabildiğince bu olaya yakın lokasyon, ses, durum, kişi veya düşüncelerden uzak durmak ister. Bu durumu araba kazasını deneyimleyen bireyler üzerinden örneklendirebiliriz. Bazı bireyler kaza sonrasında uzun bir süre araba kullanmaktan kaçınır hatta arabaya binmekten bile uzak durabilirler. Bireyler bazen bu durumun başkası tarafından anlaşılamayacağını düşündüğünden olayı anlatmaktan dahi kaçınırlar.

TSSB ile kişiler sürekli tetik halinde olurlar.

Sürekli olayı tekrar yaşama ihtimalini göz önünde bulunduran bireyler, bu ihtimali en düşük hale getirmeye çalışırlar. Örneğin, geçmişte enkaz altında kalan bir birey, girdiği binayı birkaç kez inceleyebilir veya istismara uğrayan biri kendini güvenceye almak için geçtiği sokakları çok dikkatle seçebilir. Yine bu duruma bağlı uykusuzluk da görülebilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisi ve Önemi

Travma sonrasında kişiler genellikle geleceğe yönelik planlar yapmaktan kaçınırlar. Dünyanın kötü bir yer olduğunu düşünür ve suçlamaya ya da öfkelenmeye çok yatkın olurlar. Bu yüzden travmatik olayı anlatmaktan kaçınırlar ve unutmak isteyip bilinçdışına atabilirler. Fakat bu düşünceler ve duygular da hastalığın semptomlarından birkaçıdır.

Bireyler travmatik olayları bilinçdışına atarak olayı yaşamamış gibi yapmak isteyebilir. Ancak bu sağlıklı bir düşünce değildir. Yaşanılan her olay ya da durum yapıcı niteliğe çevirilebilir. Bunun için bir uzman–danışan işbirliğiyle travmanın analiz edilmesi, gerekli duyguların hazmedilmesi ve sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi gerekir.

Ne zamanın akışına bırakmak ne de travmatik olayı anlatmaktan kaçınmak TSSB’nin birey üzerindeki etkisini azaltmaz.

Travma sonrası stres bozukluğu ilaç tedavisi ve uygulanan terapilerle çözülebilir. Bilişsel-davranışçı terapi ve EMDR bu anlamda eğitimli uzmanların uyguladığı etkili bir yöntemdir. Bunun yanında danışan istekli olduğu takdirde uzmanın tavsiye edeceği yardımcı kitaplarla birlikte kendini geliştirebilir. Bu kitaplarla birlikte TSSB tanısı konan başka insanların tecrübeleriyle kendini yabancılaşmış hissetmez. Bu anlamda grup terapileri de benzer travmaları yaşayan kişilerin deneyimlerini ve duygularını paylaştığı bir yöntemdir. Fakat diğer terapi yöntemlerine kıyasla Türkiye’de daha az tercih edilir.

Dünya Danışmanlık ve Psikoloji Merkezi uzman klinik psikologları ve psikiyatrlarla  birlikte TSSB gibi rahatsızlıkları çözümlemeyi amaçlar. Yaşadığınız travmatik olayları uzmanlarımız yardımıyla analiz etmek ve detaylı bilgiler için bize ulaşabilirsiniz.

Morrison, J. (2016). DSM-5’i Kolaylaştıran Klinisyenler İçin Tanı Rehberi (M. Şahin, Çev. Ed.). Ankara: Nobel Tıp Yayınevleri.

Özen.Y., (2017), Psikolojik Travmanın İnsanlık Kadar Eski Tarihi. The Journal of Social Science3(5), 104-117.

https://www.psychiatry.org/patients-families/ptsd/what-is-ptsd

www.psikiyatri.org

Sinem Aslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.