Travma

Fiziksel bütünlüğümüze ya da psikolojik bütünlüğümüze zarar verme potansiyeli olan her türlü olay, durum, yaşantı bir travma sayılabilir. Hayatımıza, bedensel bütünlüğümüze, inanç sistemlerimize, sevdiğimiz insanlara karşı bir tehdit mevcuttur. Travma, ummadığımız bir zaman diliminde ve ne denersek deneyelim asla hazır bulunamayacağımız bir şekilde, bütünlük ve süreklilik gibi, varlığımızın temelinde yer alan hayat unsurlarımıza zarar veren bir darbedir.

Travmaya Neler Sebep olur?

Depremler, seller gibi doğal kaynaklı afetler, büyük savaşlar, fiziksel veya cinsel istismara ve şiddete maruz kalma, işkence görme, erken yaşlardaki istismar, trafikte yaşanan kazaları, iş yerlerindeki kazalar, hayati risk bulunan bir hastalıkla karşılaşma, tehlikeli duruma tanıklık etme gibi kişinin başa çıkmakta zorluk çektiği olaylar ruhsal yönden travmatik olaylardır. Fakat her deneyimlenen sıkıntılı olay ”ruhsal travma” şeklinde nitelendirilemez. Olaya ait özellikler kadar olaya karşı verilen tepkiler ve reaksiyonlar da önemlidir.

Travma Zeminleri ve Tepkiler

Birey gerçek bir tehdidi algılamış, fiziksel bir zarara uğramış ya da böyle bir olaya tanık olmuş, bu esnada da yüksek seviyede korku, çaresizlik ve dehşet hissetmişse, olay, deneyim birey açısından travmatik bir yaşantı şeklinde nitelendirilebilir. Başka bir şekilde anlatacak olursak, bir yaşantıda hayati risk potansiyeli algılama, beden bütünlüğüne ve sevdiğimiz insanlara karşı tehdit algılama.
İnanç sistemlerimize karşı tehdit algılama mevcutsa bu yaşantı birey açısından travmatik bir deneyim kabul edilir.

Bu ve benzeri durumlarda bireylerde sıklıkla güçlerini kötüye kullanma, güvene ihanet etme, tuzağa düşme, çaresizlik, acı, kafa karışıklığı ve/veya kayıp meydana gelebilmektedir. Bu geniş tanım, içinde hem tekil durumlar (kazalar, doğal afetler, suçlar, ameliyatlar, ölümler, vb.) hem de tekrar eden ve süreğen durumlar (çocuk ihmalleri ve istismarı, savaşlar, şiddet içeren ilişkiler, vb.) barındırmaktadır. Önem gösterilmesi gereken yer, yaşantının travma olup olmadığı kararının yaşayan bireye ait olmasıdır. Trafik kazası yaşamış iki bireyden biri, bu olayda fiziksel bütünlüğüne karşı tehlike algılamamışsa bu durum ona göre travma olmakta; aynı kazada yer alan diğer birey, bu olayı hayati bir tehlike olarak algılamış ise kaza bu bireye göre travmatik bir durum olmaktadır. Psikolojik travma, olayı yaşayan bireyin algısı ve değerlendirmesi sonucu tanımlanır.

Travmalara Verilen Normal Tepkiler

Analizlerin ve araştırmaların sonuçlarına bakarsak, travmatik olaylara verilen tepkileri beş basamakta incelemek mümkündür:

1. İlk etki aşaması : Kaygılar ve korkular ön plandadır.

2. Kahramanlık aşaması : Birçok birey, travmatik olayın korkunç neticeleri ve götürdüğü kayıpları ile başa çıkmak için fiziksel ve zihinsel olarak kendini tüketircesine çalışır.

3. Balayı aşaması : Hayatta kalındığı, özel ve/veya kamu kuruluşlardan gelen yardımlar doğrultusunda büyük bir minnettarlık duyulur.

4. Uyanış aşaması : Kurumların ve/veya görevli kişilerin yapılması gerekenleri zamanında yapmamış olmalarına karşı duyulan engellenmişlik hissi ve öfke ön plandadır.

5. Yeniden yapılanma aşaması: Zihinsel ve duygusal yeniden yapılanma neticesinde, algılamalar daha gerçekçi olur. Karşılaşılan problemlere karşı kişisel çözümler bulabilmek için sorumluluk üstlenmek kabul edilir. Gerekli görüldüğü takdirde bu son basamak psikoterapinin en verimli olması beklenen basamaktır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

DSM-IV-TR’de yer alan Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tanı ölçütlerine göre, tanımlanan niteliğe uygun bir olay ya da durum sonrasında bir aydan daha uzun süren, aşırı uyarılmışlık, tekrar yaşantılama, kaçınma, dışarıdaki dünyaya karşı ilginin azalması, tepkilerdeki yavaşlama ve yabancılaşma gibi özgül belirtilerle seyreden, klinik açıdan belirgin bir sıkıntı ve toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin diğer alanlarında bozulmaya sebep olan psikiyatrik bir hastalık olarak tanımlanabilir. Bu hastalığın tablosu bir aydan daha kısa sürerse buna Akut Stres Bozukluğu, üç aydan daha kısa sürerse Akut Travma Sonrası Stres Bozukluğu, üç ay ya da daha uzun süre devam ederse Kronik Travma Sonrası Stres Bozukluğu, belirtiler travmatik olay ya da durumdan en az altı ay sonra başlamış ise Gecikmeli Başlangıçlı Travma Sonrası Stres Bozukluğu olarak adlandırılmaktadır.

Konuya ilişkin kitap önerileri:

 – Travma Sonrası Psikolojik etkileri anlamak –Dr.Claudia Herbert (Psikonet Yayınları)

 – Travma ve İyileşme -Judith Herman (Literatür yayıncılık)

Kaynakça

www.bupampsi.boun.edu.tr/travmanin-etkileri-ve-travmayla-basa-cikma

www.psikonet.com/travma-nedir_nedir-198.html

www.dbe.com.tr/Yetiskinveaile/tr/psikolojik-travma-ve-emdr/travma-nedir/

Battal S, Özmenler N. Posttravmatik stres bozukluğu ve akut stres bozukluğu. Psikiyatri Temel Kitabı, C Güleç, E Köroğlu (Ed), Hekimler Yayın Birliği: Ankara; 1997.

Mehmet Uğur ÖZYILMAZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.