KISKANÇLIK

Kıskançlık

 

 

Fundem Ece KAYKAÇ

Okan Üniversitesi

Psikoloji Bölümü

 

 

 

Yazışma Adresi:

Okan Üniversitesi Tuzla Kampüsü Fen-Edebiyat Fakültesi, 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

Telefon:

0530 516 60 56

e-posta:

fndmkykc@gmail.com

Kıskançlık

 

 

Özet

Literatüre bakıldığında “kıskançlık” konusu büyük bir yere sahiptir. Birçok alanda kıskançlık ile ilgili çalışılmalar yürütülmüştür. Ancak tüm bu alan çalışmaları tek bir araştırmada toplanmamıştır.

Bu çalışmada; kıskançlığı incelemiş tüm alanları tek bir başlık altında toplamak amaçlanmaktadır. “Kıskançlık” konusunu tercih etmemin nedeni; bu alanda çok araştırma olmasına rağmen, literatürün ayrıntılı incelenmeyip karşılaştırmaların yapılmamış olması yönündeki eksikliği gidermek içindir. Ayrıca bu konunun aslında ne kadar hassas bir konu olduğu ve bu gibi belki çoğu kişinin önemsiz gördüğü bir konu nedeniyle cinayetler, yıpratmalar ve tehditler gibi farklı eylemlerin olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda böyle bir ihtiyacın varlığı açıkça ortaya çıkmaktadır.

Yapılan literatür taramasında Türkiye’de bu alanda birçok çalışma yapıldığı görülmektedir ve bulunan çalışmalarda kıskançlık bir çok şekilde ele alınmış fakat tüm bu ayrı ayrı alanlar tek bir çalışmada toplanmamıştır. Bu araştırmada sizlerle paylaşılmak istenen, tüm bu değişik alanlar açısından bakılmış çalışmaları tek bir çatı altında toplayıp, konunun birçok yönden incelenmesidir. “Kıskançlık” konusu 8 ana başlık altında incelenmiştir: psikiyatri, felsefe,  psikolojide kıskançlık kavramının yeri, sosyal psikoloji, evrimsel yaklaşım, endüstri psikolojisi, din ve hukuk.

Anahtar kelimeler: Kıskançlık, evrimsel yaklaşım, sosyal psikoloji

 

 

Giriş

Araştırmamın konusunu “Kıskançlık” seçmemin nedeni; bu alanda çok araştırma olmasına rağmen, literatürün ayrıntılı incelenmeyip kıyaslamasının yapılmaması eksikliğini gidermek içindir. Ayrıca bu konunun hassas olduğu ve bu gibi belki çoğu kişinin önemsiz gördüğü bir konu nedeniyle cinayetler ve yıpratmalar olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda böyle bir ihtiyacın olduğunu apaçık görebiliriz.

Yaptığım literatür taramasında Türkiye’de bu alanda birçok çalışma yapıldığını gördüm ve bulduğum çalışmalarda kıskançlık bir çok şekilde ele alınmış fakat tüm bu ayrı ayrı alanlar tek bir çalışmada toparlanmamıştı. Benim ise araştırmamda sizlerle paylaşmak istediğim, tüm bu değişik alanlar açısından bakılmış çalışmaları tek bir çatı altında toplayıp, konunun birçok yönden incelenmesidir. “Kıskançlık” konusunu 8 ana başlık altında inceledim.

I.Psikiyatride Kıskankançlık

Psikiyatrik açıdan kıskançlık; kişinin benlik saygısına karşı oluşan bilinçaltı tehdidine karşı bir reaksiyon olarak açıklanmaktadır (Cobb ve Marrs, 1979).

Kıskançlık duygusunun aşırısı karşımıza patolojik bir rahatsızlık olarak çıkmaktadır. Kıskançlık nedeniyle boşanmak istenmesi ve mahkemede delil yetersizliği nedeniyle hakimin kararının eşleri boşamama olması sonucunda cinayetler çok görülmektedir (Bilgili, 1992).

Psikiyatride; aşırı kıskançlık genellikle sadakatsizlik düşüncesi ile birlikte görülmektedir. Psikiyatristler; bu tür hastalara paranoid bozukluk tanısı koymakta ve bu yönde tedaviyi gerçekleştirmektedirler. Ancak; doktorlar tanı koymada bazen zorlanmaktadırlar; çünkü belirtiler karmaşıktır. İhanet ve sadakatsizlik düşüncelerinin kesin olarak obsesyon mu yoksa sanrı mı olduğunu tespit etmede doktorlar zaman zaman zorlanmaktadır (Tezcan ve Ülkeroğlu, 1995).

II. Felsefede Kıskançlık

Felsefede insanın akıllı bir varlık olduğu ile ilgili görüşler mevcuttu. Örneğin; Kant insanların rasyonel olduklarını geleneksel düşüncelere karşı koyu bir biçimde savunmaktadır. Ancak insan bir robot değildir, duyguları vardır ve duyguları ile hareket eder elinde olsa da olmasa da (Ketenci, 2008).

Söz konusu duygular olduğunda “kıskançlık duygusu” da başta akla gelen duygulardandır. O hâlde Kant’a göre insanlar birer rasyonel varlık olduğuna göre kıskançlığı da bilerek ve mantıklı bir biçimde yapmaktadır, fakat böyle bir şey mümkün değildir. Bu noktada devreye otomatik bazı süreçler girmektedir. İnsan kıskançlık duygusunu elinde olarak ortaya çıkaramaz, burada duyguların kişi üzerindeki hâkimiyeti görülmektedir ve buna göre de geleneksel düşünürler konuyu daha doğru ele almaktadırlar diyebiliriz.

III. Psikolojide Kıskançlık Kavramının Yeri

Kıskançlık bir tepki türüdür. Etkileri içsel ve dışsal olarak görülmektedir. İçsel kısmı dışarıdan anlaşılamayacağı gibi hislerini kişi kendi yaşar. Bunlar; duygular ve düşüncelerdir. Dışarıdan anlaşılacak kısmı ise fiziksel tepkilerdir. Vücut hareketleri ve mimikler toplumun anlamlandırmasına göre o sırada ne hissettiğini belli ettiği düşünülür (Altınmakas,2011).

Kıskançlık kültürden kültüre değişen bir faktördür. Alışkanlıklarımız ve tutumlarımız, kişinin sosyal çevresi kıskançlık algısını büyük ölçüde etkilemektedirler (Altınmakas, 2011).

Freud’a göre kıskançlık bilinçaltımızın yaratımı sonucudur. Her şey temelden başlar yani çocukluk döneminde kişinin kıskaçlık oluşum gerçekleşir ve ona göre yön alır. Çocuklukta yaşanan Elektra ve Oedipus karmaşaları ile bağlantılı olarak kıskançlığın ve şiddetinin oluştuğunu ileri sürmektedir (Altınmakas,2011).

Kıskançlık ebeveynlere de, bir sevgiliye de, kardeşe de ya da bir arkadaşa da farklı şiddetlerde duyulabilir (Altınmakas, 2011).

IV. Sosyal Psikolojide Kıskançlık

1980 yılları öncesi Sosyal Psikoloji alanında kıskançlık konusu çok fazla ele alınmamıştır. Kurt Lewin Alan Kuramı’nı kıskançlığa uyarlamıştır, onun dışında pek bir çalışma yoktur (Demirtaş, 2004).

Günümüzde ise; sosyal psikologlar, işbirliği, yarışmacılık, boyun eğme, kendine saygı, bağlanma ve çekicilik gibi konuların kıskançlıkla yakından ilişkili olması nedeniyle konu üzerinde çalışmaktadırlar (Demirtaş ve Dönmez, 2006).

Son zamanlarda evlilik türüne göre kıskançlık düzeyi değişir mi konusu da gündemdedir. Araştırmalardaki sonuçlara göre; flört ederek evlenen kadınlar, görücü usulü evlenenlere göre; görücü usulü evlenen erkekler de, flört ederek evlenenlere göre daha kıskançtır. Flört ederek evlenenlerin evlilik doyumları daha yüksek bulunmuştur. Flört ederek evlenmiş kadınlar, aynı şekilde evlenmiş erkeklere göre evliliklerinden daha fazla doyum almaktadır. Flört ederek evlenen erkeklerde kıskançlığın evlilik doyumunu azalttığı, görücü usulünde ise arttırdığı yönünde bir bulguya ulaşılmıştır (G. Houser, 2009).

Ayrıca; bağışlama ile kıskançlık arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmaların da sayısı son zamanlarda artış göstermektedir. Araştırmalarda kıskançlık tetikleyicilerle bağışlama yordaması arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır (Alpay, 2009).

V. Evrimsel Yaklaşım Açısından Kıskançlık

Her zaman “Kadınlar mı daha kıskanç yoksa erkekler mi?” sorusu merak konusu olmuştur. Bu soruya evrimsel bakış açısıyla cevap verdiğimizde; farklı bir yorumla karşılaşmaktayız. İki cinsiyette kıskançlık düzeyleri açısından fark görülmemektedir fakat kıskançlık türleri açısından fark görülmektedir. Kadınlar; daha çok duygusal kıskançlık yaşarken, erkekler; cinsel kıskançlık yaşamaktadırlar. Bunu da üretkenliğe bağlamaktadır. Kadınlarda yumurta sayısı sınırlı ve az olduğundan, kadın kendini güvene almak ister ve erkeğini kendisine sağladıklarına, sağlayacaklarına, elindeki değerlerini verme isteğine ve kendine bağlılığına gibi kriterlere göre tercih etmektedir. Erkeklerde ise; sperm sayısı çoktur fakat ‘babalık kuşkusu’ ortaya çıkmaktadır ve bu nedenle kıskançlık oluşur. Erkek; kadınlardaki yumurta sayısının sınırlı olduğunun bilincindedir ve soyunu da başka etkenleri karıştırmadan devam etmektedir, yani erkek de kendi gen devamlılığını bir açıdan garantiye almak için kıskançlık duygusu yaşar (D. Madran, 2008).

VI. Endüstri Psikolojisinde Kıskançlık

Endüstri alanında kıskançlık ortaya yönetilen ve yönetici arasındaki ilişki olarak ortaya çıkmaktadır. Yöneticinin yönetilenin üstü olduğu için kıskançlık duygusu nedeniyle yıpratıcı davranışları, ağır iş vermesi olarak görülmektedir. Bu alanla ilgili yasalar bu yıpratıcı etkenleri önlemeye yöneliktir. Ancak günümüzde de hâlâ önlemediği birçok vakada görülmektedir (Bravo, 2006).

Günümüzde de birçok araştırmada incelenen alan mobbing’i bu konu içerisinde incelemek mümkündür. Mobbing; güçlü kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik açıdan, uzun süreli ve sistemli olarak baskı uygulamasıdır. Mobbing’e duygusal bir saldırı ve psiko-terör diyebiliriz. Düşünce ve inanç ayrılığı, kıskançlık ve cinsiyet ayrımı gibi konular mobbing nedeni olabilir (http://www.caginpolisi.com.tr/v1/mobb%C4%B0ng-kavrami-ve-huk%C4%B0k%C4%B0-d%C3%9Czenlemeler%C4%B0m%C4%B0zde-uygunab%C4%B0l%C4%B0rl%C4%B0%C4%9E%C4%B0-2752-1.html?viewPoll=true, 2011).

.

Araştırmamda mobbing’e neden olan kıskançlık faktörünü ele alacağım. Üst kademedekilerin alttakileri kıskanması durumunda ortaya çıkabilir, aynı zamanda eşit seviyedekiler de birbirlerine mobbing uygulamaktadırlar. Yasal olarak yoğun bir biçimde uygulamadadır ve gelişmektedir (http://www.caginpolisi.com.tr/v1/mobb%C4%B0ng-kavrami-ve-huk%C4%B0k%C4%B0-d%C3%9Czenlemeler%C4%B0m%C4%B0zde-uygunab%C4%B0l%C4%B0rl%C4%B0%C4%9E%C4%B0-2752-1.html?viewPoll=true, 2011).

VII. Dini Açıdan Kıskançlık

“Kıskançlık” konusunun dini noktasına da değinmek istedim, çünkü toplumu etkileyen en önemli konular başında din gelmektedir. Tarih boyunca da devletlerin oluşumunda, savaşlarda vb. etkilidir, bilimin her alanına da olumlu veya olumsuz eleştiri getirilmektedir dini açıdan.

Dinde ‘kıskançlık’; ahlâk dışı davranış ve iyi niyetin bozulması olarak geçmektedir. Kıskançlıkla ilgili Kur’an’da şöyle buyrulmaktadır: “Onlara Adem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat. Hani birer kurban sunmuşlardı da birisinden kabul edilmiş diğerinden edilmemişti.(kurbanı kabul edilmeyen kıskançlıkta) yemin ederim ki seni öldüreceğim dedi ve diğeri de Allah ancak takva sahiplerinden (kurban) kabul eder dedi.”(Yazır, 2011, akt. Aşıkoğlu).

VIII. Hukuki Açıdan Kıskançlık

Ceza alan kadın ve erkekler açısından literatüre bakıldığında; namus ve kıskançlık suç işlemeye yol açan baş etkenler arasındadır. Erkeklerde ve kadınlar arasında anlamlı bir fark yoktur fakat kıskançlığın neden olduğu durumlar açısından farklılık vardır. Kadınlar; çocuğunu ya da eşini öldürmeye yeltenirken kıskançlık nedeniyle, erkekler genellikle; nişanlısını ya da eski karısını öldürmeye teşebbüs etmektedirler (Cansunar, Asirdizer, Aycan,  Balcıoğlu ve Batuk, 1997).

Sonuç

Sonuç olarak; bu çalışmanın temel amacı “kıskançlık” konusunda yapılan çalışmalara açıklamalar getirmek ve tek bir başlık altında fakat birçok alanda inceleyerek Türk sosyal psikoloji alan yazınına katkıda bulunmaktır. Bu alanda çok sayıda araştırma yapılmıştır ve yapılmaya devam edilmektedir. Ancak farklı bakış açılarıyla ortaya yeni yaklaşımlar çıkmakta ve değişik açıklamalar getirilmektedir. Yalnız, çoğu araştırmada da görüldüğü üzere kökenini evrimsel psikoloji ayrıntılı bir biçimde açıklamaktadır. Şu an için çoğu psikolog tarafından kabul gören yaklaşım evrimsel yaklaşımdır.

  

Kaynaklar

 

 

Alpay, A. (2009). Yakın İlişkilerde Bağışlama: Bağışlamanın; Bağlanma, Benlik Saygısı, Empati ve Kıskançlık Değişkenleri Yönünden İncelenmesi. Yayınlanmamış doktora tezi. Ankara Üniversitesi, Ankara.

Altınmakas, B. (2011). Kıskançlık Kavramının Psikolojideki Yeri. Eğitimde Yansımalar Dergisi, 29, 24-25.

Aşıkoğlu, N. Y. (2001). Kur’an’daki Örnek Olayların(Meseller) Ahlaki Bilinç Geliştirmedeki Rolleri-Bahçe Sahipleri Örneği-. C.Ü.İ.F. Dergisi, 1, 1-4.

Bilgili, M. (1992). Psikiyatrik Olgularda Toplumsal Yargı. Kriz Dergisi, 3 (1-2), 175-178.

Bravo, H. (2006). Yöneten-Yönetilen İlişkisi/Çelişkisi. Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, 2, 123-144.

Cansunar, F. N., Asirdizer, M., Aycan, N., Balcıoğlu, İ. ve Batuk, G. (1997). Kadının Suça Yönelimi: Karşılaştırmalı Bir Çalışma. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 55, 341-351.

Cobb, J. ve Marrs, I. (1979). Morbid jealousy featuring as obsessive com-pulsive neurosis: Treatment by behavioural psychotherapy. Psychiatry, 133, 679-683.

D. Madran, H. A. (2008). Duygusal ve Cinsel Kıskançlık Açısından Temel Cinsiyet Farklılıkları: Evrimsel Yaklaşım ve Süregelen Tartışmalar. Türk Psikiyatri Dergisi, 19, 300-309.

Demirtaş, H. A. (2004). Yakın İlişkilerde Kıskançlık (Bireysel, İlişkisel ve Durumsal Değişkenler). Yayınlanmamış doktora tezi, Ankara Üniversitesi, Ankara.

Demirtaş, H. A. ve Dönmez, A. (2006). Yakın İlişkilerde Kıskançlık (Bireysel, İlişkisel ve Durumsal Değişkenler). Türk Psikiyatri Dergisi, 17, 181-191.

G. Houser, A. (2009). Evli Bireylerin Sahip Oldukları İletişim Çatışması Türü, Romantik Kıskançlık ve Duygusal Zekâ Düzeylerinin Evlilik Doyumları Üzerine Etkisi. Yayınlanmamış doktora tezi. Ankara Üniversitesi, Ankara.

Ketenci, T. (2008). Kant Etiğinde Duyguculuğun Eleştirisi. Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, 5, 35-55.

Mobbing Kavramı ve Hukuki Düzenlemelerimizde Uygulanabilirliği Üzerine Bir Çalışma (2011). http://www.caginpolisi.com.tr/v1/mobb%C4%B0ng-kavrami-ve-huk%C4%B0k%C4%B0-d%C3%9Czenlemeler%C4%B0m%C4%B0zde-uygunab%C4%B0l%C4%B0rl%C4%B0%C4%9E%C4%B0-2752-1.html?viewPoll=true adresinden 1 Mayıs 2012 tarihinde edinilmiştir.

Tezcan, A. E. ve Ülkeroğlu, F. (1995). Patolojik Bir Kıskançlık Vakası. Düşünen Adam Dergisi, 8, 15-17.

Leave a Comment

(0 Yorum)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir