Borderline Kişilik Bozukluğu

Sınırda kişilik bozukluğu olarak da bilinen borderline kişilik bozukluğu, genellikle ergenlik ve erken erişkinlik döneminde başlayan, duyguları ve dürtü kontrolünü etkili bir şekilde yönetememeyle kendini gösteren bir kişilik bozukluğudur. Genellikle duygudurum, duygular ve davranışlarda ortaya çıkan dengesizliklerle karakterize olan bu bozukluk, bireyin kendilik algısını etkilediği gibi, bireyin sosyal ilişkilerini büyük ölçüde etkiler. Borderline kişilik bozukluğuna aynı zamanda depresyon, anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları, madde bağımlılığı ve diğer kişilik bozuklukları da eşlik edebilir.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Belirtileri

Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerde düşünce yapısı iki uçtadır; beyaz ve siyah gibi keskin çizgilerle ayrıldığından grilere yere yoktur. Dürtüsel davranışlarla karakterize olan borderline kişilik bozukluğunda, aşırı miktarda alkol veya uyuşturucu kullanımı, rastgele veya riskli cinsel ilişkiye girme veya aşırı yemek yeme gibi dürtü kontrolünün kaybolduğu davranışlar kendini gösterebilir. Bozukluğun bir diğer belirtisiyse duygusal dengesizliktir. Bireyler, ani ruh hali değişimleri nedeniyle kendilerini sürekli gelgitleri olan bir denizde gibi hissederler; ruh halleri bazen dalgalı bazen düzdür. Kendilerini iyi hissettikleri bir ruh halinden ani bir şekilde kendilerini aşırı derecede keyifsiz veya hüzünlü hissettikleri bir ruh haline geçiş yapabilirler. Ruh hali değişiklikleri dakikalardan günlere kadar uzayabilir ve genellikle yoğun bir şekilde kendini gösterir.

Öfke nöbetleri, kaygı ve aşırı derecede boşluk hissi de yaygın belirtiler arasındadır. Borderline kişilik bozukluğuna sahip insanlar sevdikleriyle sık sık çatışırken tartışmalar ve ayrılıklarla karakterize yoğun ilişkiler kurma eğilimindedir. Aşırı derecede ayrılık kaygısı gösterdikleri için olası bir terk edilme düşüncesi bile onları alt üst edebilmektedir. Bu yüzden sevdikleri insanı kaybetme korkusuyla ilişkilerinde güven problemleri yaşayarak ilişki kurmada zorluk çekerler. Bireylerin benlik duyguları da değişkenlik gösterir. Öz imajlarıyla ilgili düşüncelerinde bir sürü iniş çıkış yaşarlar. Kendilerine olan bakış açıları bir an için çok iyi olabiliyorken aniden değişebilir ve kendilerini çok negatif değerlendirebilirler. Bunun beraberinde borderline kişilik bozukluğuna sahip bireyler stres koşulları altında başkalarının onlara zarar verme eğiliminde olduğu gibi paranoid düşüncelere de kapılabilirler.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Tanısı

Borderline kişilik bozukluğunun tanısı bireyin semptomları ve tıbbi geçmişi göz önünde bulundurularak değerlendirilir. Semptomların organik bir nedene bağlı olup olmadığını anlamak için fiziki muayene ve laboratuvar testleri yapılabilir. Semptomlar organik bir nedene bağlı değilse psikolojik bir rahatsızlığın varlığından söz edilebilir. Borderline kişilik bozukluğunun tanısının koyulabilmesi için bireyin çeşitli bağlamlarda aşağıdaki semptomlardan beş veya  daha fazlasını yaşaması gerekir:

  • Dürtüsel davranışlar
  • Yoğun öfke
  • Boşluk duyguları
  • İntihar girişimleri veya kendine zarar verme davranışları
  • Geçici paranoid veya dissosiyatif semptomlar
  • Terk edilmekten kaçınma çabaları
  • Duygusal dengesizlik
  • Benlik algısında bozulma
  • Dengesiz duygusal ilişkiler

Borderline kişilik bozukluğu tanısı sıklıkla gözden kaçabilmektedir ve bipolar bozukluk ile karıştırılabilmektedir. Bipolar bozukluk, aynı zamanda duygudurum dengesizliğini de içerdiği için borderline kişilik bozukluğunun yanlış tanısına bir örnektir. Her iki bozukluk da dengesiz ruh halleri içerir ancak iki koşul arasında önemli farklılıklar vardır. Bipolar bozukluğu olan kişi için ruh hali değişiklikleri haftalarca, hatta aylarca mevcuttur. Borderline kişilik bozukluğundaysa ruh hali değişiklikleri çok daha kısa sürer ve gün içerisinde bile meydana gelebilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu ve Nedenleri

Borderline kişikik bozukluğunun nedenleri ve risk faktörleri üzerine yapılan çalışmalar hala başlangıç aşamalarındadır ancak, yapılan araştırmalar hastalığın oluşumunda hem genetik, hem çevresel faktörlerin rol oynadığını göstermektedir. Erken çocukluk döneminde yaşanan duygusal, fiziksel veya cinsel istismarı içeren olumsuz deneyimler bozukluğun gelişmesinde rol oynayabilir. Bunun beraberinde erken yaşta yaşanan kayıp, ihmal ve zorbalığa maruz kalmak da bozukluğun nedenleri arasında yer alabilir. Fakat borderline kişilik bozukluğuna sahip her birey olumsuz çocukluk deneyimleri yaşamış olmak zorunda değildir; çocukluğunda olumsuz deneyim yaşayan her birey de borderline kişilik özellikleri geliştirmez. Yine, bireyin ailesinde borderline kişilik bozukuğuna sahip bir yakını olması genetik açıdan yatkın olunduğunu gösterir. Mevcut teori, borderline kişilik bozukluğunun gelişmesinde bazı bireylerin genetik yatkınlığı nedeniyle bozukluğu geliştirme ihtimallerinin daha fazla olduğunu ve çocukluk çağında yaşanan olumsuz deneyimlerin riski daha fazla arttırdığını göstermektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğu ve Tedavisi

Geçmişte borderline kişilik bozukluğunun tedavisinin etkili sonuçlar verme ihtimalinin düşük olduğuna inanılsa da araştırmalar, tedavi sonuçlarının oldukça başarılı olabileceğini göstermiştir. Borderline kişilik bozukluğu konusunda uzmanlaşmış bir psikolog eşliğinde spesifik olarak borderline kişilik bozukluğunu hedefleyen bir tedavi yöntemiyle çalışılır. Diyalektik Davranışçı Terapi ve Zihinselleştirme Temelli Terapi borderline kişilik bozukluğunun tedavisinde kullanılan terapi yöntemleri arasındadır. Psikoterapinin beraberinde gerek görüldüğü koşullarda farmakolojik destek de uygulanabilmektedir. Doğru tedavi sonucunda, borderline kişilik bozukluğu olan çoğu insan semptomlarının büyük ölçüde azaldığını ve yaşam kalitelerinin arttığını ifade etmektedir. Tüm semptomlar hafiflemese de genellikle kişinin sorunlu davranışlarında ve ıstırabında büyük bir azalma görülür. Stres altında bazı belirtiler zaman zaman geri gelebilir. Bu olduğunda, borderline kişilik bozukluğu olan kişiler tedaviye geri dönmelidir.

Borderline kişilik bozukluğu doğru tedavi uygulandığı koşullarda tedaviye çok etkili yanıt verebilmektedir, bireyin belirtilerinin büyük ölçüde azalması ve hayat kalitesinin artması adına uygun tedaviye başlaması büyük önem taşır.

Kaynaklar:

Ançel, G. & Durmuş, Ö. & Doğaner., G. (2010). Borderline Kişilik Bozukluğu: Tedavi ve Hemşirelik Bakımı. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi – Journal of Psychiatric Nursing;1(3):133-138

Borderline Personality Disorder: Psychology Today. Retrieved from:

https://www.psychologytoday.com/us/conditions/borderline-personality-disorder

Melisa Mori

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.