Zihin Okuma

Zihin Okuma Nedir?

Zihin okuma karşıdaki kişinin davranışından yola çıkarak onun zihninden geçenler hakkında varsayımlarda bulunmaktadır. Bu varsayımlar çoğu kez negatif yöndedir. Zihin okuma davranışını gösteren kişi karşısındaki kişiden herhangi bir bilgi alma yoluna gitmek yerine kafasının içinden geçen düşünceye “kesin” gözüyle bakar ve teyit etme gereksinimi duymaz.

İkili ilişkilerde karşıdaki kişinin düşünce ve duygularına yönelik çeşitli varsayımlar normal gelebilir; ancak zihin okuma yapan kişi bu varsayımlarını değiştirmeye yönelik herhangi bir aksiyon almaz. Bunun aksine kendi düşüncelerine destekleyici unsurlar bulmaya çalışır.

Günlük yaşantı sırasında zihin okuma sıkça karşılaşılan bir durum olmakla birlikte gitgide daha karamsar bir hal alabilmektedir. Bu durum kişinin yaşamını büyük ölçüde etkiler ve devamında kişilerarası ilişkilerinde olumsuz deneyimler yaşamasına neden olur.

Zihin okuma bilişsel bir çarpıtmadır.

Kişinin düşünsel dünyasında işlevsel bir rolü olmamasına rağmen keskin bir şekilde doğru kabul edilen dogmatik yapılara bilişsel çarpıtma (düşünce hatası) denir. Zihin okuma da bilişsel bir çarpıtmadır. İnsanların birbirlerine olan davranışlarından, birlikte yaşadıkları olaylardan anlam çıkarma şeklinde görülen zihin okuma çarpıtması bir alışkanlık haline gelebilmektedir.

Zihin okuma çarpıtmasının ailede öğrenilen, alışılagelmiş ve “normal”  kabul edilen bir durum olabildiği görülmektedir. Romantik ilişkilerdeki örneklere bakıldığı zaman birçok sorunun temelinde kişilerin yineleyici bir şekilde çarpıtmaya başvurmasının olduğu görülmektedir. Bu bakımdan bu okumalar kişilerarası ilişkileri çıkmaza sürükleme riskini taşımaktadır.

Zihin okuma çarpıtmasına bazı örnekler:

Yolda yürürken karşıdan gelen bir tanıdığınızın size selam vermemesi halinde sizinle ilgili kötü düşüncelere sahip olduğu, size karşı tavırlı veya küs olduğu çıkarımlarını yapmak zihin okumaya verilebilecek bir örnektir. Tanıdığınız o kişinin sizi görmemiş olabileceği ihtimali değerlendirmek nasıl olurdu?

Diğer bir örnek ise buluşma planı yaptığınız bir arkadaşınızın buluşma saatinde planlanan yerde olmaması neticesinde zihninizde “Ben zaten biliyordum benimle görüşmek istemediğini.  Kesin benden rahatsız oluyor.” gibi cümlelerin belirmesidir. Belki de arkadaşınız sadece trafikte mahsur kaldı.

Jest ve mimiklerden yola çıkarak yorumlarda bulunma, insanların hal ve hareketlerinden yola çıkarak çeşitli düşüncelere kapılma da çarpıtmaya verilebilecek örnekler arasında sayılabilir.

Zihin okuma hangi durumlarda görülmektedir?

Çocukluk döneminde görülen olumsuz yaşam deneyimleri, karşılanamayan sevgi ihtiyacı, yakın çevre tarafından onaylanmama, yeterli destek görememe, eleştirel aile tutumları gibi durumlar kişinin değersiz hissetmesine sebep olabilmektedir. Travmatik olaylar neticesinde insanlara ve hayata olan güven duygusunu yitirmek de bu durumu tetikleyen bir unsur olabilir.

Hayal kırıklığı yaşanılan durumlarda, güven duygusunu zedeleyici nitelikle yaşanılan olaylar neticesinde kişilerde ‘insanlar güvenilmezdir’ gibi bir şema meydana gelebilmektedir. Çocukluk döneminde sürekli eleştiriye maruz kalan bir kişi yaşamının ileriki dönemlerinde kendisinde eksiklik görebileceğinden dolayı insanların kendisiyle ilgili olan düşüncelerini çok fazla zihninde tasavvur etmeye başlayabilir. Tüm bunların neticesinde kişiler karşısındaki insanların söylemlerinden yola çıkarak değil; kendi zihinlerinde beliren düşüncelere göre hareket edebilmektedirler. 

Ne yapmak gerekir?

Zihin okuma insan yaşamı için bir alışkanlık haline geldiği takdirde çok yorucu bir hal alabilmektedir. Can sıkıcı bir durum yaşanıldığı zaman karşımızdaki insanlarla bu durumu konuşmak daha etkili bir yöntemdir. Sağlıklı ilişkiler kurmak adına çevrenizle yaptığınız diyaloglar esnasında zihinlerde beliren bu seslerin kısılması daha iyi seçenek olacaktır. Olanı olduğu gibi değerlendirmeli ve olayın arka planı hakkında yorumlar getirmemeye çalışılmalıdır. 

Zorlanıldığı durumlarda psikoterapi desteği almaktan kaçınılmamalıdır. Sorunun nerede başladığı ve neyden kaynaklandığını keşfetme yolunda atılacak bu ilk adım, çözüm sağlayabilecek en iyi yoldur. Psikoterapi desteği alma sürecinde kişiler geçmiş yaşantılarında meydana gelmiş olan olaylar arasında anlamlı bağlantılar kurarak çözüme yaklaşabilmektedir. Anlam verilemeyen, parça parça anılar birikintisinde kişilerin adını koyamadığı durumlarla baş etmesi zor bir durum olabilirken. Psikoterapi bu durumların üstesinden gelmenize yardımcı olabilir.

Asude Er