Bağımlılık

Bağımlılık, kompulsif bir şekilde kullanılan ve psikolojik ve fiziksel zararlara yol açan kimyasal, uyuşturucu, madde veya aktiviteyi bırakmada görülen psikolojik ve fiziksel yetersizliktir.

Bağımlılık terimi psikoloji alanında yalnızca eroin veya kokain gibi maddelerle sınırlı değildir. Belirli bir ilacı veya kimyasalı almayı bırakamayan bir kişinin madde bağımlılığı vardır.

Öte yandan bağımlılıklar; kumar oynamak, yemek yemek, çalışmak, oyun oynamak ve spor yapmak gibi faaliyetleri de kapsayabilir. Bu durumlarda, kişinin davranışsal bir bağımlılığı vardır.

Madde kullanım bozukluğu olan kişiler, bağımlı oldukları maddenin veya davranışın, sosyal yaşamlarında büyük sorunlar yaratacağını bilseler bile bu döngünün içinden çıkamazlar.

Bir kişi bağımlılık yaşadığında, bir maddeyi ne kadar kullandığını veya bir faaliyete ne kadar katıldığını kontrol edemez ve günlük yaşamı bağımlılık unsuruna endeksli hale gelir.

Bağımlılık aynı zamanda kişinin problemleriyle başa çıkmak için geliştirdiği sağlıksız bir mekanizmadır. Kişinin bağımlı olduğu maddeyi veya aktiviteyi ıstırabı için bir ilaç olarak görmesi daha da bağımlı hale geldiği bir kısır döngü yaratır.

Bağımlılık bir hastalıktır; çünkü bağımlılığın biyolojik bir temeli vardır. Bağımlılık yapan uyuşturucular, bir kişiyi istemli bir kullanıcı olmaktan istemsiz bir kullanıcıya dönüştürme kapasitesine sahiptir.

Her birey bebekliğinde bir anneye veya bir bakım verene bağlı ve bağımlıdır ve bakım veren kişinin eksikliğinde yoksunluk belirtileri gösterir. Yoksunlukla baş etme stratejileri olarak bireyler kendilerini yatıştırıcı teknikler geliştirir.

Örneğin bir annenin yokluğunda, bebek kendini yatıştırmak için parmağını emer.

Anlaşılacağı üzere hayat bağımlılıkla başlar. Her birey bir şeye bağımlı olma potansiyeli taşır.

Kişinin ait olma ihtiyacıyla ilişkili de olabilen bu duygu bazen o kadar güçlüdür ki, uzun vadeli sonuçlarını görmezden gelinebilir.

Bağımlılık ve Kötüye Kullanım

Bağımlılık ve kötüye kullanım birbirinden farklıdır. Kötüye kullanım, genellikle bir maddenin kullanılması gereken dozdan fazla ve aşırı kullanımını ifade eder. Ancak, bir maddeyi kötüye kullanan herkes bağımlılık geliştirmez.

Bağımlılık, uzun vadede alımın önlenememesi veya durdurulamamasıdır.

Buna örnek olarak aşırı dozda alkol alan bir kişi maddenin hem öforik hem de zararlı etkilerini yaşayabilir. Ancak, kişi belli bir miktarda alkolü düzenli olarak, tek başına tüketme ihtiyacı hissedene veya alkolün düzenli aktivitelerini etkilemesine yol açana kadar bu bir bağımlılık olarak nitelendirilmez.

Her kötüye kullanım bağımlılıkla sonuçlanmaz ancak her bağımlılık kötüye kullanım kaynaklı gelişir.

Bağımlı Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Bir maddeye karşı tolerans geliştirmek ve yoksunluk belirtileri göstermek bağımlılığın en belirgin göstergesidir.

Kişi bir maddeye tolerans geliştirdiği zaman önceden kullandığı doz yetersiz gelmeye başlar ve daha az etki gösterir, bu yüzden öncesinde elde ettiği etkiye ulaşabilmek için daha da fazlasını tüketme ihtiyacı hisseder.

Yoksunluksa kişinin bağımlı olduğu maddeyi veya davranışı bıraktığında, belirli belirtiler göstermesi durumudur.

Yoksunluk belirtileri; kaygı, bulantı, titreme, yorgunluk, iştahsızlık ve sürekli olarak sinirli olma halini içerir. Yoksunluk belirtileri ciddiye alınması gereken belirtilerdir.

Alkol ve benzodiazepin gibi maddelerin aniden veya tıbbi gözetim olmaksızın bırakılması sonucu gelişen yoksunluk çok tehlikeli olabilir.

Bağımlılık Çeşitleri

Bağımlılıklar iki ana grupta toplanabilir. Bunlar madde kullanımına ilişkin bağımlılıklar ve davranışsal bağımlılıklardır. Birçok şeye bağımlılık geliştirilebilir, bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Madde Kullanım Bozukluğu Kriterleri

  • Tehlikeli kullanım: Kişi maddeyi kendisi veya başkaları için tehlikeli şekillerde kullanmıştır, örneğin aşırı dozda, etkisi altındayken araba kullanmış veya bayılmıştır.
  • Kullanımla ilgili sosyal veya kişilerarası sorunlar: Madde kullanımı kişinin ilişki sorunlarına veya ilişkilerinde çatışmalara neden olmuştur.
  • İhmal edilen ana roller: Kişi madde kullanımı nedeniyle işte, okulda veya evde sorumluluklarınıyerine getirememiştir.
  • Yoksunluk: Kişi maddeyi kullanmayı bıraktığında, yoksunluk belirtileri yaşar.
  • Tolerans: Kişi maddeye karşı bir tolerans oluşturur, böylece aynı etkiyi elde etmek için daha fazla dozda kullanması gerekir.
  • Daha büyük miktarlarda / daha uzun süre kullanım: Kişi daha büyük miktarlarda kullanmaya veya maddeyi daha uzun süre kullanmaya başlamıştır.
  • Kullanımı kontrol etme veya bırakma girişimleri: Kişi kullanımı azaltmayı veya tamamen bırakmayı denemiştir, ancak başarılı olamamıştır.
  • Kullanarak harcanan çok zaman: Kişi maddeyi kullanarak çok zaman harcıyordur.
  • Kullanımla ilgili fiziksel veya psikolojik sorunlar: Kişinin madde kullanımı karaciğer hasarı veya akciğer kanseri gibi fiziksel sağlık sorunlarına veya depresyon veya anksiyete gibi psikolojik sorunlara yol açmıştır.
  • Kullanıma bağlı bırakılan faaliyetler: Kişi maddeyi kullanmak için bir zamanlar zevk aldığınız etkinlikleri atlar veya yapmayı bırakır.
  • Hasret: Kişi madde için özlem duyar.

Bağımlılığın Tedavisi

Bağımlılık tedavisi çok etkili sonuçlar verebilmektedir.

Tedavi yolundaki ilk adım, problemin teşhisidir.

Bir kişi problemi olduğunu reddettiğinde ve madde kötüye kullanımı ve bağımlılığı hakkında bilgi sahibi olmadığında iyileşme süreci engellenebilir. Bunun için kişinin durumunun bilincinde olması şarttır.

Bağımlılık kişinin hayatını birçok yönden etkilediğinden, genellikle birden fazla tedavi türü gerekir. Genellikle en etkili tedavi yöntemi ilaç ve bireysel veya grup terapisinin bir kombinasyonudur.

Bireyin durumunun beraberinde aynı anda bağımlılığa bağlı ortaya çıkan tıbbi, psikiyatrik ve sosyal sorunları ele alan tedavi yaklaşımları, kişinin temelli iyileşebilmesi için çok etkili olacaktır.

İlaçlar, uyuşturucu krizlerini kontrol etmek ve ciddi yoksunluk belirtilerini gidermek için kullanılır.

Terapi, bağımlı bireylerin davranışlarını ve motivasyonlarını anlamalarına, daha yüksek özgüven geliştirmelerine ve stresle başa çıkmalarına yardımcı olabilir.

Bağımlılık tedavisi uzun bir süreçtir ancak kişi, öz iradesi ve iyileşmeye olan isteğiyle bağımlılık döngüsünü kırabilir ve hayatı kendi için daha anlamlı hale getirebilir.

Kaynaklar

Psychology Today

K, Ender. (2014). Madde Kullanım Bozuklukları: Okmeydanı Tıp Dergisi 30(Ek sayı 2):79-83, 2014

Melisa Mori