YALNIZLIK VE TEK BAŞINALIK

YALNIZLIK VE TEK BAŞINALIK

İnsan sosyal bir varlıktır. Dolayısıyla kişilerarası pozitif ilişki kurmak ve bu ilişkileri sürdürmek insan yaşamı için büyük önem taşımaktadır. Her insan belirli ölçülerde sosyalleşmek ve başkalarıyla bağlantı kurmak ister. İstediği ölçülerde sosyal ilişkiler kuramayan kişi ise, yalnızlık hissi yaşayabilmektedir.

Peki, nedir bu yalnızlık?

Yalnızlığın birçok tanımı olmakta birlikte, kişinin sosyal çevreyle kurmak istediği ve kurabildiği ilişkiler sonucunda kendisinde kalan olumsuz bir duygu hali olduğu söylenebilir. Bunun yanında yalnızlık, bireylerin sosyal ilişkilerinde duygusal açıdan yakınlık kurabileceği insanların olmaması durumunda meydana gelen bir yaşantı türüdür.

Yalnızlık, kişinin duygu durumunu ve sosyalleşmesini etkileyebilecek olan bir unsurdur. Aynı zamanda yalnız olma durumu kişinin sosyal ilişkilerinde önemli eksiklikler olduğunun bir göstergesi olarak görülebilir. Bu noktada bir şeylerin ters gittiğine ilişkin bir ipucu taşıyabilir. Bunun yanında yalnızlığın ifade edilebilmesi de zordur. Çalışmalar cinsiyetin ve toplumsal baskıların yalnızlığın ifadesini zorlaştırdığını göstermektedir.

Yaşam doyumunun yalnızlık duygusu, depresyon ve intihar girişimleri ile yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Yakın ve destekleyici kişilerarası ilişkilere sahip olmak, intihar davranışlarına karşı koruyucu bir faktör olarak ele alınmaktadır Etkili iletişim hayatın her alanında kişinin içinde bulunduğu durum ve koşullara uyum sağlamasında çok özel bir yere sahiptir.

İçinde bulunduğumuz kültürde yalnızlık olumsuz ve ürkütücü bir durum olarak algılanabilmektedir. Bireyler yalnız kalmaktan korktukları için tek başına olmanın olumlu yönlerini fark edemeyebilirler. Bu yüzden yaratıcı yalnızlığı yaşayabilen insan sayısının az olduğu söylenebilir. Bahsettiğimiz bu yalnızlık hali yoğun bir umutsuzluk ve mutsuzluk içerebileceği gibi kişinin istediği ve tercih ettiği bir durum olma olasılığını da taşır.

Tek başına olma isteğinden doğan bu durumun olumlu sonuçlarının olabileceğinden ve kişinin olumlu deneyimler elde edebildiğinden de söz edilebilir. Tek başınalık daha olumlu yanları ile yalnızlıktan ayrılır. Tek başınalığı seçen bireyler hayatını, duygu ve düşüncelerini gözden geçirme fırsatı yaratır. Bunun yanında yaratıcılık, kendinin farkına varma, bir çeşit yeniden yapılanma fırsatı elde etmiş olur. Yaratıcı yapıt ve buluşların ancak böyle yapıcı bir tek başınalıkta ortaya çıktığı söylenebilir. Bununla birlikte tek başınalıkta toplumla olan ilişkinin sürdürülmesi gerektiğini de belirtmeliyiz. Aksi halde kişi için tehlikeli bir hal alıp kişiyi hasta edecek bir süreç haline gelebilme riski de taşımaktadır.

Yalnızlık ve tek başınalık arasındaki farklar nelerdir?

Tek başına olma tercihi bireyin kendi tercihi olması yönüyle sonuçları arasından yalnızlıktan farklılaşmaktadır. Yalnızlıkta duygusal boşluk, özlem, yakınlık, kaybedilen herhangi bir şeyin eksikliği ve bu duyguları değiştirme isteği vardır. Tek başınalık ise, bireyin geçici sürelerde, gerginlik yaratmayan, kendi kendine yettiği bir durumdur. Yalnızlığın acı verici olumsuzluklarına karşın tek başınalık yalnızlıktaki gibi olumsuz duyguları içermez.

Bir insan toplum tarafından dışlanabilir ama bu durumda kendini çok iyi hissedebilir. Başka bir insan kalabalıklar arasında kendini yalnız hissedebilir. Yalnızlıkta insanlar bu durumun üstesinden gelmek isterken tek başınalıkta sosyal etkileşim ihtiyacı tek başına olma zamanlarında hissedilmez.

Yazar: Asude Er