Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi

Bu yazımızda çocuklarda mahremiyet Eğitimi, Çocuklarda Banyo ve Tuvalet İhtiyacında Mücadele ve Özel Bölge gibi konuları ele acağız.

Çocuklarımızın gelişiminde en önemli olan konulardan biri mahremiyet eğitimi. Mahremiyet konusunu konuşurken bunların içerisine banyo ve tuvalet ihtiyaçlarına nasıl müdehale etmemiz gerektiği ve özel bölge konusunu da nasıl konuşacağımızı içeriyor olacak.

Uzmanlar olarak şunları sık duyabiliyoruz:

  • “Çocuğum bazı akrabalarına sarılırken rahatsızlık duyuyorum”
  • “Kızım tanımadığı bir adamın kucağına oturdu”
  • “Oğlum arkadaşının dudağından öpmek istiyor”
  • “Kızımı gözümün önünden ayırmak istemiyorum ama okula gitmek zorunda olduğu için rahatsızlık duyuyorum”

Öncelikle bu konular söz konusu olduğunda ebeveynleri olarak sakin yaklaşmalıyız. Çünkü bu sefer çok büyük bir mesele haline gelip bu konular daha zor ve büyük gözükerek çocuğumuzun gözünde fobi oluşabilir. Çocuklarımıza vermemiz gereken güven duygusu çok önemlidir yani onların anne ve babam bu konuya gayet normal ve hakim bir biçimde yaklaşıyorlar şeklinde hissetmeleri gerekmektedir.

Mahremiyet Eğitimi ve Tuvalet

İlk başta mahremiyet alanı olarak tuvalet konusu ile başlıyabiliriz. Alıştırma süreci bazı çocuklarımızda çok kolay geçerken, bazı çocuklarımızda ciddi anlamda zorlayıcı geçmektedir. Bez bırakma sürecini aşan bazı çocukların bazıları tuvalette yalnız kalmak istememe ya annesini ya babasını ya da güven duyduğu birisini yanında isteme gibi davranışlar geliştirebilmektedirler. Bu noktada; tuvalete birlikte giriliyorsa ‘arkamı dönüp bekliyorum’ şeklinde söylem ve davranışlar ile özel ihtiyacına ve özel bölgesine saygı duyulmalıdır ve bunu çocuğunuzun da aynı şekilde yapması sağlanmalıdır. Tuvalete yalnız girmesi gerektiğinin bilincini kazandırılmalıdır ki başka birisiyle de tuvalete girilmez bilinci oluşsun. Bu sayede ileride birisi onun yanında üzerini çıkarmaya başlarsa bu çıplaklığın doğal olmadığını anlayacaktır. Ancak ailesi olarak da mahremiyet bölgeleri rahatlıkla müdehale edilebilecek organlar konumuna getirilirse o zaman çocuklar dışarıda güvenilmez kişilerden bir tehditle karşılaştıklarında bunların farkına varmayacaklardır. Bu bilinci kazandırmak adına önce aile içerisinde, sonrasında da okulöncesi eğitimle mahremiyet bilinci üzerine bilgilendirmeler ve ona uygun davranışlar geliştirmek gerekmektedir.

Mahremiyet Eğitimi ve Banyo

Bir diğer önemli olan mahremiyet alanı ise banyodur. Birlikte banyo yaptırıldığını düşünürsek özel bölgelerinin tamamen kişiye özgü ve bireyin tamamen mahremiyeti olduğunu vurgulamak adına çocuklarımıza banyo yaptırırken iç çamaşırıyla birlikte banyo yaptırılabilir. Buradaki amaç çıplaklığın kişiye özgü olduğu bilincini kazandırmaktır ki başkasının yanında da çıplak olunabilir olgusu gelişmesin. Banyo alırken külot giydirilebilir; ‘bak özel bölgeni örtüyoruz; ben ya da baban bile olsa orası özel bölgen.’ gibi açıklayarak mahremiyet vurgulanabilir.

Ailelerin arada kaldığı bir diğer konu ise özel bölge tanımının nasıl yapılacağıdır. Aslında tercih edilmesi gereken ve doğru olan tanım karmaşık soyut kavramlar kullanılmasının aksine tamamen soyut ve basit kavramlarla açıklanmasıdır. ‘Atletinin ve külodunun kapadığı bölgeler senin özel bölgelerin. Buraya istemediğin sürece kimse dokunamaz.’ gibi bir açıklama yapmak çocuklarımızın kafasındaki soru işaretlerini yok edecektir.

Mahremiyet ve Giyinme

Bir diğer önemli mahremiyet alanı ise çocuklarımızın üzerini değiştirirken gösterdiğimiz davranışlardır. Üzerini çıkarırken, giysisini değiştirirken vs. çocuklarımızdan izin almalıyız. Çünkü birisi onu yanına çağırıp ani olarak kıyafetlerini çıkarmaya kalkarsa; bunun yanlış bir şey olduğunu anlamalı ve buna dair tepki vermeli. Sert bir şekilde kesinlikle üzeri değiştirilmemeli. Aşama aşama sakin bir biçimde iletişim kurarak bu davranış sağlanmalıdır. Mümkün olduğunca da kendisinin yapılması için önce destekle sonrasında tek başına bu davranışı sergilemesi adına teşvik edilmelidir.

Bahsetmiş olduğum mahremiyetle ilgili bu temel konular kesinlikle göz ardı edilmemeli ve ailedeki tüm bireylerin aynı davranış döngüsünde olmaları için bireyler birbirini bilgilendirmelidir. Çocuklarımız için aydınlık yarınlar adına hep birlikte el ele vererek sağlıklı gelişim göstermeleri adına çabalamaya devam etmeliyiz ki onlar da bu emeklerin meyvesi olarak sağlıklı şekilde ilerleme kaydedebilsinler.

Peki mahremiyet Eğitimi Nedir?

Son yıllarda dünyada ve ülkemizde çocuğa yönelik cinsel istismar sayısı gittikçe artmaktadır. Hal böyle olunca çocukların özel bölgelerini ve kendi kişisel sınırlarını koruması için en önemli görev anne ve babalara düşmektedir. Mahremiyet eğitimi; çocukların özel bölgelerini bilmesi ve özel bölgelerini koruması, herkese her şeyin gösterilmeyeceği ve izin verilmeyeceğinin farkındalığı diğer insanların özel alanlarına saygı duyması, sosyal hayatın içinde kendi özel alanını koruması gibi nedenlerle gereklidir.

Mahremiyet eğitimi ne zaman başlar?

Mahremiyet eğitiminin yaşı yoktur. Ne kadar erken başlanılırsa o kadar içselleştirilir. Bazı psikologlar anne karnından itibaren annenin kendini koruması gerektiğini savunurlar. Çocuklar, Erken çocukluk döneminde çok farkında olmasalar da söylenenleri ve hareketleri içselleştirmeye başlar. 4-5 yaş ile beraber merakları artarak cinsellik gibi konulara ilgileri yoğunlaşır. Bu dönemlerde eğer daha önceden verilmediyse, mutlaka mahremiyet eğitimi verilmelidir.

Anne ve babalar neler yapmalı?

Herkesin içinde emzirmeme ye dikkat edilmelidir. (Herkesin içinde olsa dahi bir örtü altında emzirilebilir) Herkesin içinde alt değiştirilmemeye dikkat edilmelidir. (Herkesin içinde iseniz de bir şekilde kenara geçerek görülmemeye dikkat edilmelidir) Bebektir diyerek çıplak fotoğrafları, duş aldığı fotoğrafları sosyal medya ya da başka ortamlarda paylaşılmamaya dikkat edilmelidir. Anne ve babanın dudaktan öpmemesi ve sevmek amacıyla özel bölgelerine dokunmaması gerekir. (Çocuklar bu durumu içselleştirdiğinden dışarıdan gelen tacizleri anlamayacaktır) Bebeklikten itibaren kapı çalmaya kişisel sınırlara dikkat edilmelidir. Tuvalete girilirken yalnız olunmalıdır. 7-9 yaşından sonra da yavaş yavaş tek başına banyo yapma alışkanlığı kazandırılmaya başlanmalıdır. Banyo yaptırırken özel bölgelerinin kapalı olmasına dikkat edilmelidir Anne ve baba ile birlikte banyo yapılmaması, ebeveynlerin bikini bölgelerinin her zaman örtülü olmasına dikkat edilmelidir. Herkesin banyo yaptırmamasına özen gösterilmelidir. Arkadaşlarına sevgisini doğru şekilde göstermesi öğretilmelidir. (Dudaktan öpülmeyeceği, sarılırken dikkatli olunacağı) Şeker, çikolata gibi rüşvetlerle çocuklara iş yaptırılmamalıdır. (Dışarıda biri teklif ettiğinde kabul etmeye daha yatkın olurlar) “Öpeyim mi seni?” diyerek sorulduktan sonra öpme cevabı alınırsa ısrar edilmemelidir, “O zaman şuradan öpebilir miyim?” diye fikrini değiştirmeye çalışılmamalıdır. Fikirlerine saygı gösterilmelidir.

Peki çocuklarımızı nasıl bilinçlendirmeliyiz?

4-7 yaş civarındaki çocuklara özel bölgelerinin neresi olduğu anlatılmalıdır. Bunu yaparken ayıp kelimesi yerine özel kelimesi kullanılmalıdır. “Görünebilen ve görünemeyen bölgelerimiz vardır. Görülebilen bölgelerimizin ayaklarımız, ellerimiz ve kulaklarımızdır.” diye anlatmalıyız.  “Diğer bölgelerimiz ise özel bölgelerimizdir.” diyerek oyuncak bebeğinin üzerinde gösterilerek özel bölgeler tanıtılabilir. “Özel bölgelerimiz; bacaklarımızın arası, göğüslerimiz ve dudaklarımız ve kalçalarımızdır.” diye anlatabiliriz. Özel bölgelerimize kimsenin dokunamayacağını anlatmalıyız.

Özel bölgelerine kimlerin dokunabileceği anlatılmalıdır. Çocuklarla göz teması kurarak “Özel bölgelerine sen izin verdiğin sürece annen, baban ve hastalandığın zaman doktorlar dokunabilir, diğer insanlar dokunamazlar” diye özel bölgelerine kimlerin dokunabileceğini anlatmalıyız.

İyi Dokunuş ve Kötü Dokunuş nedir?

Bu konunun mutlaka anlatılması gereklidir. “İyi dokunuş; annenin banyo yaptırması, babanın sana sarılması, öğretmenlerinin başını okşaması iyi dokunuştur. İyi dokunuş seni mutlu hissettirir. Biri senin özel bölgelerine dokunduğunda ve bunun bir sır olduğunu söylediğinde bu kötü dokunuştur. Kötü dokunuş seni utanmış üzgün ve kızgın hissettirir. Böyle durumlarda sır saklamamalısın. Annene, babana, büyükannene ya da büyükbabana söylemelisin.” Diyerek iyi dokunuş ve kötü dokunuştan bahsedebiliriz. Biri onların özel bölgelerine dokunduğunda neler yapması gerektiği anlatılmalıdır. “Biri senin özel bölgelerine dokunduğunda ve bunun bir sır olduğunu söylediğinde kaçmaya çalış, çığlık at, git ve anne ve babana bunu anlat. Öğretmenine yada büyüklerine anlat, en önemli şey sakın sır saklama” diyerek konuşmayı sonlandırabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir