KONUMUZ: KARARSIZLIK

 

Her gün birçok karar almak durumunda kalabiliyoruz. Bazen çok büyük kararlar yani hayatımızda dönüm noktası olabilecek kararlar alıyoruz. Bazen ise çok küçük kararlar yani; giydiğimiz bir şey, ne yiyeceğimiz ya da o gün şu kafeye mi gideyim? bu kafeye mi gideyim? gibi seçenekler arasında  küçük kararlar da verebiliyoruz. Bunları verirken ‘’Evet (!)Ben bunu istiyorum (!)’’ diyebilme noktası var bir seçenekte.Net olabilmek , ne istediğini bilmek ve sonrasında verilen karardan pişmanlık duyulmamak… Ancak verilen karardan emin olunamadığında yani aslında iki seçenek var değil mi?

O iki seçenek arasında kalındığında tabiri caizse içimizde bizi kemiren bazı şeyler oluyor. Diğer seçenek daha mı iyiydi? Yoksa şu an seçtiğim şey benim için en doğrusu mu? Bu konuda arada kalabiliyoruz. Şu an da yani mevcut durumumuzla yeni seçeceğimiz durum arasında bir geçiş yapmaya karar vermek yani bir seçim yapılıyorsa aslında o konuda aksiyon almak, harekete geçmek diyebiliriz bunun için. Bunlar bazen çok büyük kararlar da olabiliyor. Örnek veriyorum; saç kestirmek. Upuzun saç ama kısaltma kararı veriliyor. Bu emin olunarak verilen bir kararsa kişi kendisini aynaya baktığında zaten beğeniyor, zaten istediği bu, zaten beklenti duyduğu bu ancak kişi bundan pek emin olmadan, can sıkıntısıyla ya da bunalımla bir adım atıyorsa o zaman o aynada gördüğü görüntüden pek hoşnut olamayabilir. Hatta sonrasında pişmanlıkta yaşayabilir. Yani burada aslında karar vermenin zaman dilimi de çok önemli. Evet çok ayrıntılı düşünmemek gerekiyor karar verirken ve hata yapmaktan korkmamak gerekiyor. Ancak hayatınızdaki çok büyük değişimlerde ani kararlar vermek sonrasında bu kararınızdan memnun olmamanıza neden olabilir. Bu büyük kararlar ne gibi mesela? İş değiştirmek ya da bir iş teklifini kabul etmek ya da evlilik teklifi edip -etmemek ya da o teklifi kabul edip- etmemek, bir eğitime başlamak, kendi stilinizde değişiklikler yapmak ki bir nebze bu değiştirilebilir bir şey. Yani bu aslında atılan büyük adımlara karar verirken karar verme süreci biraz daha belli analizlerden geçmesi gerekiyor. O süreç biraz daha zaman alabilir. İnsanların çoğu için karar verme süreci zorlu bir süreç olabiliyor. Çünkü önümüzdeki seçenekleri ayrıntılı olarak düşünüyoruz, düşünüyoruz, düşünüyoruz tekrar düşünüyoruz. Bu arada atladığımız bir şey olmaması için özenle ince eleyip sık dokuyoruz tabiri caizse. Peki burada ince eleyip sık dokumak yani dikkat etmemizde ki neden ne? Hata yapmaktan korkmak. Sonrasında pişman olmaktan korkmak. Yani diğer seçenek ya daha iyi değilse diye o seçenekte aklımızın kalmaması aslında. Tabi bu süreç normal bir yandan yani çünkü iki seçenek var elinizde ya birini seçeceksiniz ya diğerini. Seçtiğiniz şey o an sizin adınıza iyi olabilir. Ancak sonrasında bir hafta sonra keşke diğer seçeneği seçseymişim diye düşünebilirsiniz.Koşullar değişir zaman ilerler , siz değişirsiniz ki dünle bugün bile birbirinden çok farklı. Ancak yapılan seçimlerde birçok etki oluyor tabi. O an yaptığın seçimde ön yargılarınız var, yaşanmışlıklarınız var, eski deneyimler verdiğiniz kararı etkiliyor. Bu kadar ince eleyip sık dokumak, bu kadar ayrıntıyı düşünmekte kararsızlığa yol açıyor. Şimdi bu kararsızlığı nasıl çözebiliriz? Onlar hakkında birkaç öneride bulunmak istiyorum size. Öncelikle iki seçenek arasında kaldıysanız bu iki seçeneğin sizin için en faydalı sizin için en cezbedici ve artı yönlerini düşünmenizi istiyorum. Bir taraftan da sadece bu iki seçenekten ibaret olmayabiliyor  yani bir üçüncü seçenek her zaman vardır yada o iki seçenek birleştirilip üçüncü seçenekte çıkabilir. Bunu oluşturmak sizin elinizde aslında. Bir üçüncü seçeneği A- B var tamam. A seçeneği B seçeneği var tamam ama bir C seçeneğini A ile B ‘yi karıştırıp oluşturmak, olumlu yanlarını kullanmak yine sizin elinizde. Bir diğer konu ise yaptığınız seçimin olumlu yanlarını görmek çünkü ayrıntılı düşündünüz ayrıntılı düşündünüz olumsuz yanlarına odaklandınız yaptığı seçimlerin. O yaptığınız seçimden de hoşnut kalmayabilirsiniz. Bu sefer ya keşke diğer seçeneği mi seçseydim? Şu an yaptığım seçimde hata mı yaptım? Kaçırdığım fırsatlar mı oldu? gibi sürekli sürekli sürekli bunun üzerine düşünür aslında yaptığınız seçimin sorumluluğunu almakta zorlandığınız için burada da bir karamsarlığa düşüp sıkıntı yaşayabilirsiniz. Size bir küçük tavsiye; biraz hızlı kararlar almak gerekebiliyor ama bu dediğim gibi ani kararlardan bahsetmiyorum. Birkaç süzgeçten   geçirdiniz, kararınızı düşündünüz üzerinize sonrasında artık bir adım atmak çünkü karar vermek hiç karar vermemekten daha iyidir. Hani belli seçimler yapacağız onların sorumluluğunu alacağız ki devam edeceğiz hayata devam edeceğiz yaşamaya devam edeceğiz ki yoksa kararsız bir tutum içerisinde kalıp seçim yapmaktan korkan ve kaçan birisi haline gelirseniz bu sefer yaptığınız seçimden de hoşnut kalmayacaksınız ve o atamadığınız adımlarda size hem zaman kaybettirecek hem de hayatınızdan birçok şeyin kısılmasına neden olacaktır. Ondan hızlı kararlar almaya önem gösterin…

Yazımızın da başında konuştuğumuz gibi aslında kişi karar vermekten kaçarken yani kararsızlık yaşarken koktuğu şey hata yapmaktır. ‘’Ya yaptığım seçim yanlışsa? ‘’ diye bir düşünce zihnimizi kemirmeye başlar. Evet her seçimin iyi ve kötü yanları var. Hiçbir şey dört dörtlük değil. Hatta bazen dört üçlük bile olamıyor. Ancak bu kadar ya hata yaparsam ya yanlış yaptıysam gibi düşünceler sizi ciddi anlamda endişeli bir ruh haline sürükler. Siz ne kadar dört dörtlük olsun diye ayarlasanız bile yaptığınız seçimleri bu aslında çok mümkün değildir çünkü hayat sürprizlerle dolu ondan verdiğiniz kararları iyi ve kötü yanlarıyla sevmeniz gerekir yani hatalarda yapacaksınız ama o hata yapma ihtimalinizi de sevmeyi öğrenmeniz gerekir. Peki bir şeyler yapma zorunluluğu hissediyorsunuz, e tabi kararsız kalıyorsunuz, mantıksal hareket etmeniz gerekiyor çünkü gerçekçi bir dünyada yaşıyoruz, ayaklarımız yere basmalı gibi zorlamalı cümleler zihninizde yer alıyor küçüklüğünüzden beri tamam mantıklı olarak doğru olanı yapmaya çalışacaksınız ama duygusal olarak bu size uymuyorsa o zaman oturmayacaktır üzerinize. Çünkü siz biliyorsunuz ki sigarayı bırakmanız gerekiyor ya da diyete başlamanız gerekiyor ya da işe girmeniz gerekiyor bunlar mantıksal olarak insanlar için faydalı, önemli durumlar ancak kendi içinizde bunu içselleştirip karar vermediyseniz sonucunda başarısız olacaksınızdır çünkü aslında duygusal olarak da doğru olanı yapmak gerekir yani sırf mantıksal doğru değil(!) Duygusal olarak da bunu içselleştirip adım atmanız gerekir yoksa bırakın bir karar vermeyi o verdiğiniz karar sırf mantıksal olsun derken duygusal alan boş kaldığı için sırtınızda kocaman  bir yük oluşacaktır. Bir diğer şey ise beklentilerinizi sıralamak gerekir yani önceliğinizin ne olduğunu görürseniz eğer bu sefer diğer ayrıntılarda aslında boğulmazsınız. Çünkü ne yapıyor insan zihni birçok ayrıntıyı bir arada değerlendiriyor ve bir sonuca ulaşmaya çalışıyor ancak sizin için neyin önemli olduğunu ,neyin öncelikli olduğunu görmekte fayda var çünkü bu sefer hem o hızlı karar alma mekanizmasına  destek olacaktır bu hem de bir yandan önceliğiniz olan şeyleri hallettiğinizde hafiflediğinizi fark edeceksiniz. Diyelim ki iki seçenek var. Birini seçtiniz. Diğer seçeneği aklınızdan uzaklaştırmak gerekir.

Çünkü hala ya o muydu gibi bir düşünce yaptığınız seçimde emin olmanızı engelleyecektir. Zihnimiz çünkü diğer seçeneğinde olumlu yanlarını çağıracaktır ve kendi yaptığınız seçimi olumsuz taraflarını gösterme taraftarıdır. Ancak bu sizi sonrasında tekrar kaygılı bir yapıya sürükleyebilir. Ondan da diğer seçeneğe bir seçim yaptım deyip zihnimizden uzaklaştırmakta fayda var. Seçeneği uzaklaştırdınız. Kendi seçiminizin arkasındasınız. Olumlu yanlarını düşünüyorsunuz kendi yaptığınız seçimin ve artık bu konuyu kapatmak. Bir diğer adımda bu konuyu kapatmak olacaktır. Çünkü bir yandan hayat devam ediyor. Sırf yapacağınız seçimden ibaret değil konu. Birçok şey var… Zaman geçiyor… Hayat akıyor….

Artık o seçimi gerçekleştirdikten sonra o konu kapandı deyip gündelik yaşamınıza devam etmek sizi gerçekçi bir yapıya da bağlayacaktır. Ne yaparsanız yapın kararlarınızdan pişman olmayın…Yani bir seçim yaptınız ve onun sorumluluğunu almaktan kaçmayın…

Bu sizin seçiminiz… Kendi hatalarınızla güzelsiniz…Yaptığınız seçimden pişman olursanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Aksine sizi aşağı çekecektir. Unutmayın ki o kararı alan kişi şu anda siz değilsiniz yani dünkü sizdi. Bugün üstüne farklı bir şeyler katmış ve farklı bir görüşte olabilirsiniz ama o zaman o seçimi yaptınız ve onu uygun gördünüz. Onun için hatalarınızı da verdiğiniz kararları da doğruları da kucaklayabildiğiniz zaman ferah bir şekilde ileriye dair adım atacaksınızdır…

Her seçimin iyi ve kötü yanları olduğunu unutmayın(!) ‘’Mükemmel ‘’çok seçimler için oturan bir kelime değil çünkü mükemmel olmasın ‘’iyi’’ olsun yani sizin o sırada iyi ;‘’benim için yeterli, benim seçimim bu yönde, bu bana iyi geliyor’’ gibi cümlelerle hem yaptığınız  seçimlere hem de kendinize saygı duymayı unutmayın(!)

Daha nice hatalı ya da hatasız kararlara….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir