Aile Dizimi Uzmanı Deniz Öztaş 8 Kasım 2020 tarihinde “Aile Dizimi” hakkında bilgilendirme semineri düzenlemiş ve hemen ardından aile dizimi uygulaması gerçekleştirmiştir.

Aile Dizimi Nedir?

Aile Dizimi Sistemi, her bireyin; kişiliğinin, tercihlerinin ve davranışlarının aile arasında nesiller boyu aktarılan belirli yaşanmışlıklar ve kader bağından aldığı inancını temel almaktadır. Dolayısıyla geçmiş dinamikleri arasındaki sorunların şimdiye aktarılarak, kişinin sosyal süreçlerini etkilemesi; aile, toplumsal ve romantik ilişkilerinin sağlıklı olmaması durumunu beraberinde getirebilmektedir. Çözümün kaynağına odaklanmak gerektiği düşüncesiyle aile dizimi uzmanları kişiye ve içsel süreçlerine odaklanır. Bu sürecin odak noktası ise ailedir. Çünkü kişiyi bir bağlam (aile) içinde değerlendiren yaklaşıma göre, her sorun köklerimize dayanır inancıyla aile dinamiklerinin iyi anlaşılması ve çözümlenmeyen durumların iyileştirilmesi önem taşımaktadır.

Aile Dizimi Uzmanı Deniz Öztaş

Aile Dizimi Uzmanı Deniz Öztaş, Aile Dizimi Yaklaşımı’nın dinamiklerine ve bakış açısına değinerek, uygulamlı süreci anlatmıştır. Bu doğrultuda aile dizimi yaklaşımı önce sisteme ve oluşturulan bağlama (aile) daha sonra ise bireye odaklanır. Odaklanılan konu üzerinde bireyin duygu, düşünce ve davranışları uzman tarafından gözlemlenerek incelenir. Seçilen konu aile ile ilgili olmak zorunda değildir. Danışanın belirlediği konu; çözmek veya üstünde durmak istediği herhangi bir konu olabilir. Görüşmeden önce danışana anne, baba gibi aile bireyleri hakkında sorular sorulur. Danışanın hatırlayabildiği kadar geriye gidilerek aile bireyleri ve bağları öğrenilir. Aile Dizimi Uygulaması sırasında danışan ve temsilcilerin hisleri önem taşır. Uzman Deniz Öztaş zihne değil duyguya odaklanılması gerektiğini belirtmiştir. Aile sistemi, aile çözümü için alan yaratmak üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla bu alanda bireyin rahat ve duygularını açıkça ifade edebilmesi önem taşımaktadır.

Aile Dizimi: Ait Olma, Denge ve Düzen Kanunu

Uzman Deniz Öztaş Aile Dizimi sistemini açıklamış ve sistemin belirli kanunlar üzerinden temellendiğini vurgulamıştır. Üç temel kanunu vurglayan uzman bunlardan ilkini “Ait Olma” olarak paylaşmıştır; her bireyin ait olma ihtiyacının duyduğunu, ve bu ihtiyacın karşılanmadığı durumlarda bir takım sorunların ortaya çıkabileceği fikrine dayanmaktadır. Aitlik hissetmeyerek dışlanan bireyler nesiller sonra yeniden benzer örüntüler oluşturabilmektedir. İkinci kanun olan “Denge”; İlişkilerde alma ve vermenin dengeli olması gerektiği prensibine dayanmaktadır. Anne, çocuk, baba arasında bir alış-veriş dengesinin öneminden bahseder. Bu noktada eğer aile bireylerinden biri almaya alışmışsa ve bu durum fazlalaşmışsa kişi borçlu hissetmeye başlar. Öte yandan kişide verme çoksa bu seferde kişi yorulur.

Dolayısıyla denge kurmak önemlidir. Üçüncü kanun ise düzendir. “Düzen” kanunu, aile içerisinde belirli hiyerarşik yapılanmanın olması gerektiği ve bu düzenin bozulması durumunda sorunların ortaya çıkabileceği vurgusunu barındırmaktadır. Buna göre koruyan baba figürü ön planda olmalıdır. Anne iç işlerinden sorumlu ve duygusal merkez olarak rol üstlenmelidir. Çocuklar arasında da belirli bir sıra olmalı ve bu sıra bozulmamalıdır. Buna göre önce gelen çocuk ilk doğan çocuktur. İlk doğan çocuğun önceliği vardır. Burada dikkat edilmesi gereken husus düzen ve çocuklar arasında sırlama oluşturulurken tüm hamileliklerin baz alınması gerektiğidir. Bu düzen belirli durumlarda bozulabilmektedir. Örneğin aile bireylerinde birinin ölümüyle birlikte düzen bozularak çocuk, ölen kişinin yerini ve rollerini üstlenebilir. Baba ölmüşse çocuk baba gibi hareket ederek annesine müdahale etmeye, kendisini erkenden yetişkin hissetmeye vs. başlayabilir. Bu durum düzenin bozulmalının sonuçlarındandır ve düzenin gerekliliğini ortaya çıkarır.

Uygulama

Aile Dizimi Uzmanu Deniz Öztaş, sonrasında danışan ve temsilcilerle uygulama yapmıştır. Uygulamaya başlamadan önce konusu incelenecek olan danışan ile bireysel bir görüşme yaparak aile bireyleri, dinamikleri ve üzerinde durulması istenen konu üzerinde bilgi edinmiştir. Konu ve aile yapısı öğrenilmesinin ardından, öncelikle danışan uygulamaya dahil edilmeyerek dışardan gözlem ile katılmıştır. O esnada uzman temsilcileri tek tek seçerek temsiliyetlerinin kim (anne, baba, babaanne vs.) olacağına karar vermiş ve temsilcilere bildirmiştir. Temsilciler arasında, ne hissettikleri nasıl davranmak istediklerine göre uzaklaşmalar ya da yakınlaşmalar olmuş, göz teması kurularak hislerin yoğunlaşması sağlanmıştır. Daha sonra danışan temsile dahil edilmiş ve temsilciler ile buluştuğundaki hisleri hakkında geri dönüşlerine, davranış ve hisleri uzman tarafından dikkat edilmiştir. Zaman zaman uzamanda temsile dahil olmuştur. Dizimde temsilcilerin ve danışanın içsel süreçlerine bağlam temelinde dikkat edilmiş olup birbirlerine olan duygusal ifadelere vurgu yapılmıştır.

Tüm bunların yanında olumsuz duygu ve düşünceler uzmanın yönlendirmesiyle yerini olumlu düşüncelere evrilmesi sağlanmıştır. Böylece danışanın, aile ilişkisinde aşılamayan sorunlarla temsilciler yardımıyla yüzleştirilerek üstesinden gelmesi kolaylaştırılmıştır. Aynı zamanda kişi duyguları hakkında açıkça bir farkındalık kazanarak aile bireyleri ile yüzleşmiş ve sonuca ulaşmıştır. Sadece danışan değil temsilciler de kendi aile dinamikleri üzerinden bir temsiliyet oluşturdukları için bir takım yüzleşmeye maruz kalmış ve iç görü kazanmışlardır. Burada aile bireylerine bakışın olumlu yönde değiştirilebilmesindeki en büyük etken danışanın aile bireylerinin yaşadıkları hakkında bilgi sahibi olması ve ilişkide sorun yaratan durumun kaynağına inilmesidir. Böylece kişi ailesine karşı empati kazanır, ailesi ile arasındaki kader bağınının farkına varır ve daha az suçlayıcı bir yapıya bürünür.

Aile Dizimi Uygulaması psikodrama ile benzerlik göstermektedir. Fakat bir bağlam ve konu özelinde olması ve bireyin iç dünyasına odaklanması yönünden farklılaşmaktadır.