AİLELERİN EN ZORLANDIĞI KONU: YEMEK

Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece Kaykaç

Çocuğu dengeli ve yeterli beslenmesi fizyolojik ve psikolojik açıdan sağlıklı gelişiminde
büyük bir rol oynamaktadır. Bunun bilincinde olan aileler de çocuklarının sağlıklı olması
adına yemek konusunda ısrarcı bir tutum sergilemektedir. Beslenme konusu da en hassas olan
konulardan birisi olarak ailelerin yaşamlarında yer almaktadırlar. Çocukluk çağındaki bireylerde genel olarak abur-cubur yemeye yatkın olmaları nedeniyle sürekli olarak cips, çikolata, çerez vb. yiyecekleri tercih etmektedirler. Bu noktada sağlıklı beslenme bilincini çocuğa kazandıracak olanlar ebeveynleridir. Çocuğun yeme davranışına dair olan hatalardan biri de sürekli olarak yiyen çocuğun sağlıklı olacağına dair olan bir izlenimdir. Bu düşünceyle birlikte de aileler sürekli çocuklarına yemek yedirmeye çalışan ve çocukları da yemek yemeyi reddettiklerinde kendilerini kötü birer anne- baba olarak tanımlayan bireyler haline gelmektedirler. Yemek konusunda ailesinin bu zaafını hisseden çocuk da bunu ailesine karşı kullanabileceği bir durum halinde görür ve ciddi
anlamda inatlaşmalar başlayarak temel ihtiyacımız olan yemek konusu çok zorlu bir hal alabilir. Daha fazla oku “AİLELERİN EN ZORLANDIĞI KONU: YEMEK”

Kaygı mı kaybettiren yoksa kaybetme korkusu mu kaygı yaratır?

Hayatta bizi biz olmaktan uzaklaştıran noktaların başında gelen kaygı hepimiz adına kontrol edilmesi gereken ama zor bir olgudur. İşimizi kaybetmekten korkarız, sonrasında kaygılanmaya başlarız ve düşüncelerimiz ele geçirir zihnimizi. Bu sefer ne yapacağımızı bilmeden, sürekli düşüncelerle hareket etme yetimizi kullanmaya çalışırız. Yapacağımız işi dahi doğru düzgün yapamayız, çünkü kaybetme korkusundan kaygılanarak kendimize aklımızı toparlayacak alan bırakmamış oluruz. Sonucunda da zaten o kendimize gelememe, başladığımızı sonlandıramama ve bununla bağlantılı olarak da kendimizi düzgün ifade edip sınırlarımızı doğru belirleyememekle kayıp gerçekleşir. İlişkimizi kaybetmekten korkarız, aslında sevilip beğenilen kişi kendi olduğumuz benlikken yeni bir ilişkiye adım atıldığında o benlikten uzaklaşmaya başlarız. Daha fazla oku “Kaygı mı kaybettiren yoksa kaybetme korkusu mu kaygı yaratır?”

2 YAŞ SENDROMU

12-36 ay arasında çocukların hem çevresini hem dünyayı keşfetme eğiliminin olduğu dönemdir. Bu
dönem; her şeyin kendilerine ait olmasını isterler. Yani; anne de kendisinindir baba da oyuncak da.
Kardeşi varsa eğer, bu saydıklarımı paylaşımda ciddi sorunlar yaşayabilir. Paylaşmayı sevmez; hayali
oyun dönemidir. Kendi kendine konuşup oyun oynayabilir. Her şey kendisine ait olsun ister. Bunun da mümkün olmadığını fark ettikçe; kabullenemeyip kolayca sinirlenir, bağırıp çağırır, çığlık atar. 2 yaş sendromu yaşayan çocuk; sabırsız ve inatçıdır. Aynı zamanda cinsel kimlik oluşumu da başlamıştır. Kadın-erkek ayrımını yapmaya başlar; hatta aile içindeki hem cinsini kendisine örnek alır ve onun gibi giyinme, davranma eğilimi içine girer. Fiziksel, zihinsel, dil, sosyal, duygusal ve cinsel gelişimlerinde birtakım özelliklere sahiptir. Daha fazla oku “2 YAŞ SENDROMU”

Sıınav Kaygısı ve Başetme Yolları

SINAV KAYGISI VE BAŞ ETME YOLLARI

Sınav kaygısı; pek çok genç ve ailenin korkulu rüyası haline gelen bir olgudur. Sınav kaygısı, basitçe, öncesinde öğrenilmiş bir bilginin sınav esnasında yoğun kaygıdan dolayı etkin bir biçimde kullanılamamasıdır. Bireyin sınava yüklediği anlam, sınava dair zihninde oluşan düşünce kalıpları, sınavın ardından elde edilecek kazanımlara verilen anlam sınav kaygısı üzerinde etkiye sahiptir. Daha fazla oku “Sıınav Kaygısı ve Başetme Yolları”

ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ

 

Bez bırakma süreci bazı ailelerin çok kolaylıkla atlattığı bir dönemken; hatta çocuğun bezden rahatsız olup kendisinin atmak istediği bir şeyken, bazı çocuklarda bu dönem çok krizli olarak yaşamaktadır.

Öncelikle bez bırakmak için yazı beklemek yanlış görüşlerden birisidir. Bunun mevsimle bir ilgisi bulunmamaktadır. Önemli olan; çocuğunuz için doğru zaman olmasıdır ve sizin kararlılığınızdır.

Çocuğunuz en az 24 ayını doldurmuş olmalıdır, en ideal süre 30 aylıkken olduğu dönemdir ve bu çocuğa ve hazır oluşuna göre değişkenlik göstermektedir.

Daha fazla oku “ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ”

ÇOCUKLARDA MAHREMİYET EĞİTİMİ

Çocuklarımızın gelişiminde en önemli olduğunu düşündüğüm konu olan; mahremiyet eğitimine değinmek istiyorum. Mahremiyet konusunu konuşurken bunların içerisine banyo ve tuvalet ihtiyaçlarına nasıl müdehale etmemiz gerektiği ve özel bölge konusunu da nasıl konuşacağımızı içeriyor olacak.
Öncelikle bu konular söz konusu olduğunda ebeveynleri olarak sakin yaklaşmalıyız. Çünkü bu sefer çok büyük bir mesele haline gelip bu konular daha zor ve büyük gözükerek çocuğumuzun gözünde fobi oluşabilir. Çocuklarımıza vermemiz gereken güven duygusu çok önemlidir yani onların anne ve babam bu konuya gayet normal ve hakim bir biçimde yaklaşıyorlar şeklinde hissetmeleri gerekmektedir. Daha fazla oku “ÇOCUKLARDA MAHREMİYET EĞİTİMİ”

ÇOCUKLARDA TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

Eskiden oyun oynamak için çocukların ihtiyacı olan basit nesnelerdi. Dönen, birleştirilebilen veya renkli sade eşyalar oyunun içeriğine göre sembolleştirilirdi. Oyunların çoğunluğu için ise herhangi bir şeye bile gerek yoktu. Kuralları koyan ve değiştiren çocuklardı. Eğer oyun oynamak için bir eve ihtiyacımız varsa, "Burası evmiş." gibi bir varsayım hayal gücümüzün harekete geçmesine yeterliydi. Gerçekten ihtiyacımız olan tek şey, oyun arkadaşlarıydı. Endüstrinin gelişimiyle oyuncakların sayısı ve vasfı da arttı. 80 ve 90'ların çocukları hayal güçlerine yardımcı olan oyuncaklarla tanıştı.

Devamını oku

2 Yaş Sendromu

12-36 ay arasında çocukların hem çevresini hem dünyayı keşfetme eğiliminin olduğu dönemdir. Bu dönem; her şeyin kendilerine ait olmasını isterler. Yani; anne de kendisinindir baba da oyuncak da.

Kardeşi varsa eğer, bu saydıklarımı paylaşımda ciddi sorunlar yaşayabilir. Paylaşmayı sevmez; hayali oyun dönemidir. Kendi kendine konuşup oyun oynayabilir. Her şey kendisine ait olsun ister. Bunun da

Devamını oku